CepTelefonlarının Ürkütücü Zararları

Duyarlı bilim adamları cep telefonlarının zararlarını araştıran çalışmalarını yoğunlaştırdılar. 

ceptelelefonu

Nobel ödül sahibi onkolok Devra Davis cep telefonlarının zararlarını öğrendiğinde dehşete düşmüş ve durumun ne kadar vahim olduğunu anlayınca, cep telefonlarının zararlarına dikkat çekmek için ” Küresel bir alarm durumu ilan edilmeli” demiştir.

Son araştırmalar ortaya koyuyor ki insan beyninin gelişimi 25 yaşına kadar devam ediyor. Fakat ne yazık ki  günümüzde çocuklar, beyin gelişimini tamamlamadan cep telefonlarının yaydığı radyasyona maruz kalıyorlar.

Rus bilim adamları 5-12 yaş arası çocuklarda yaptıkları bir araştırma sonucunda; cep telefonu kullananların  kullanmayan yaşıtlarına göre beyin kapasitelerinde düşme, dikkat dağınıklığı ve öğrenme güçlüğü olduğunu tespit etmişlerdir.

İngiltere Radyoloji koruma kuruluda, cep telefonlarının özellikle küçük  çocuklarda  beyin tümörü  oluşturduğunu belirledi. Farklı bir araştırma  da; cep telefonlarını üzerinde taşıyan, her gün 2-4 saat arasında kullanan erkeklerin sperm sayılarında ve kalitesinde düşme olduğu tespit edildi.

ABD ve Danimarkalı bilim adamları 1990′ ların sonunda doğan 13 bin çocuk üzerinde bir araştırma yapıyorlar: Hamileyken her gün 2-3 defa cep telefonu kullananlarda davranış bozukluğu yaşayan çocuk ihtimali % 54 yükseliyor.  Anneler telefonlar ceplerinde iken, 7 yaş öncesi çocukları kucaklarında  taşıdıklarında bu risk %  80′ lere kadar çıkıyor.

Yapılan bir çok araştırmada cep telefonlarının zararları net bir şekilde anlaşılmasına rağmen, yeterince anlatıldığına ve yansıtıldığına inanmıyorum.  Ancak bu bilgiler çok silik ve yetersiz haberlerle geçiştirmekle yetiniliyor.  Fakat bunun yanında kullanılması ve yaygınlaştırılması için yapılan çalışmalar ve reklamlar ise devasa boyutlarda.

Cep telefonunun en büyük zararlarından biri de, hormon sisteminin ana bezlerinden olan epifizin işleyişini bozar. 3. göz olarak da bilinen bu bez vücutta bir çok görevden sorumludur ve bu bezin yapısının bozulması vücutta birçok hasara sebep olacaktır.

Anne ve  babalar; çocuklarınıza ne kadar büyük düşmanlık ettiğinizin farkında mısınız? Çocuklarda cep telefonu kullanma yaşı ilkokul seviyesine indi, bunun gelecekte  doğuracağı olumsuz beyin ve bir çok sağlık probleminin vahim sonuçlarının yeterince farkında mısınız?  Çocukları radyasyonun yıkıcı etkilerinden korumak kesinlikle  birinci görevimiz olmalı. Çünkü onlar bizim geleceğimiz.

Kesinlikle her bireyin en kısa zamanda  cep telefonu kullanma alışkanlıklarını  gözden geçirmesi çok ama çok önemlidir. Ayrıca cep telefonlarıyla ikiz kardeş gibi veya bir uzuv  gibi yaşamaktan da  en kısa zamanda vazgeçmek gerekir.

Cep telefonu bağımlılığının kesinlikle gerekli olmadığına inanıyorum. Ben genellikle cep tel telefonu kullanmıyor, bunun yerine sabit hatlardan konuşuyorum. Ayrıca cep telefonlarının değişik fonksiyonlarında kesinlikle zaman harcamıyorum,  zorunlu  konuşmalarda ise  kulaklık kullanıyorum ve konuşmayı olabildiğince kısa sürede sonlandırarak tedbirler alıyorum. Not: Sabit telefonlarda da kablolu olan eski tip telefonları tercih edin. Telsiz formunda olanlarda yüksek radyasyon yayıyor.

 Cep telefonlarının kısa ve uzun vadeli zararları:

  • Görüş alanında daralma
  • Yoğun stres ve yorgunluk hissi
  • Kalp pilinin bozulma riski
  • Kulak çınlaması ve kulaklarda ısınma
  • Konsantrasyon ve dikkat bozukluğu
  • İşitmede geçici aksamalar
  • Baş ağrısı ve sersemleme
  • Genetik yapının bozulması
  • Beyaz kan hücre (lenfoma) kanseri
  • Yüksek tansiyon
  • Hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski
  • Kadınlarda düşük riskinin artması
  • Kan beyin bariyerinin zedelenmesi
  • Enbriyo gelişiminin zarar görmesi
  • Kalıcı işitme bozuklukları
  • Kan hücrelerinin bozulması
  • Kalp rahatsızlıkları
  • Sperm sayısının azalması ve kalitesinin bozulması
  • Bağışıklık sisteminin zarar görmesi
  • Alzhaimer, parkinson, multiple sclerosis gibi sinir hastalıkları riskini artırmak

Gerçekten ürkütücü olduğunu düşünüyorum ve küresel alarm için daha ne kadar bekleyeceğiz bilemiyorum.

PAYLAŞ
Önceki İçerikKolesterol: Dost mu, Düşman mı?
Sonraki İçerikRadyasyon: Elektromanyetik Tehlike
Derya Türk kendisini “Aktarıcı” olarak tanımlıyor. Kendisini belli ünvanlara sıkıştırmanın doğru olmadığını savunuyor. O sahip olduğu ve ortak bilinçten edindiği bilgileri insanlara aktarıyor.